ben burda değil de, hayal dünyamda yaşasaydım çok güzel olurdu.
kendim için eksiksiz bi dünya kurdum çünkü. herşey var orda. herşeyim tamam.
eksiksizim. planlıyım, programlıyım.
ölümüne mutluyum.
orda müthiş özgürüm, kimseyi düşünmek zorunda değilim.
mükemmelim, kusursuzum.
orda çok aşığım, çok seviliyorum.
bi adam var, elimi sımsıkı tutuyo benim. hep hayallerimdeki gibi.
tüm şarkılar bana yazılmış, her güzel şey benim için.
kimseden bi kötülük görmüyorum, kimsenin canımı acıtmasına izin verilmiyo orda.
yüzümün beş dakika düştüğü görülmemiş, etraf toz pembe.
ordaki dünyam çok güzel benim.
gerçek olması herkesi rahatsız edecek kadar güzel.
o aptal tavşan karşıma çıksın da, ilaç mı vercek ne vercek, beni küçültüp kapıdan geçirsin artık. bekliyorum..
Pamphlet Architecture 11-20
1 saat önce

13 yorum:
Bitterle ben de senle gelebilir miyim paper?? :p
tamam gelin hadi gelin:))
ama hikayenin başrolü benim. söyliim de:P
Tamam nan, biz de takılırız işte wonderland'da... :p
anlaştık o zaman. akşam 5 çay saatimiz tatlım. fincanını al, gel.
Pikiiyy! Hemen geliyorüz..! :D
http://fizy.com/#s/16ni48
canım benimde küçükken en sevdiğim çizgi film alice harikalar diyarıydı. Hatta evde onun video kasedi bile vardı.
Ayrıca bugün çok mutluyum çünkü günlerden pazar, yan, haftanın sonu. Anladın sen onu :))))
öpücüklerim seinle
ben de geliyorum senin hayal dünyana! :)
eksiksiz bi dünya, her şey senin istediğin gibi... Sıkıcı olmaz mı ya? yaşamanın bi amacı kalır mı ki o zaman ? Bazı şeyler eksik kalsın ya.. Biraz ekşın kat :)
@who cares
huhaaaa süpermiş bu şarkı.
@tb.
anladım tuğbek:/ başlıyorum hemen.
@mia
tamam sen gel miacım.
@bir ince ses
hiç sıkıcı olmaz. huzur insanıyım ben.
Beş çayı mı dediniz...
"Çaaaaaaaaaaaayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy !..."
zmir Basmane garının karşısında, cadde üzerijnde bir cmi var. Caminin arkasında koca bir çınar ve dibinde de büyük tavanlı kıraathane var. Duvarlrında camlı dolplar, içlerinde camlı, marpuçlu nargileler var. Belki de yüzlerce. İçeride yüzlerce insanın sigara dumanıyla kıraathanede oturanların uğultulu ve gürültülü sesi.. Kısa boylu, kel kafalı, hafif sıska bir garson, bir elinde içi yüzlerce çay bardağını alan bir tepsi, bir elinde de yaldızlı nargileyle sanki bale yapar gibi masaların arasında dolaşıyordu. Birden kıraathnenin gürültüsünü astıran tiz bir ses duyuldu;
"Çaaaayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy !..."
Bu ses öyle bir ses ki; kıraathanenin gürültüsünü bastırması bir yana, koca şehrin gürültüsünü de aşarak, bütün Kadifekale çınlıyordu sanki.. Kadifekale'de oturan yaralı bir kadın herşeye rağmen bu sesin kime ait olduğunu biliyordu. Çünkü yaralı kadın can kulağıyla bu sesin gelmesinij bekliyordu sanki.
"Çaaaayyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy !..."
sesi tekrar duyuldu Kadifekale'den. Bu sesi sadece Kadifekale'den yaralı kadın duyabiliyordu. Beklediği sesti bu. Bu ses gerçekten yürekten geliyordu, yürekten işitiliyordu. Sanki sıska adam kendisijne " Çiçeğiiiiiiimmmmmmm " der gibi sesleniyordu. Gerçekten yüreğine bir nevi merhem olan bu sesle mutlu oluyordu. çünkü yüreği yaralı kadının adı da "Çiçek" idi.
bu bi yorum değil, blog yazısı olmalıydı :)
Bu dünyayı değil, cenneti tarif etmişsin sen :) bence böylesine güzel anlattığın o sonsuz hayata karşılık kısacık ömürde biraz acı çekmek (hatta çok fazla acı çekmek) bu dünyadaki sıkıntılara katlanmak, Allah'a ibadet etmek katlanılması o kadar da zor değil; o hayallerinin gerçekleşeceğini düşününce. kim böylesi güzel bir hayatı hak etmeden yaşayabilir ki Alice gibi bir çizgi film kahramanından başka?
Yorum Gönder