bu sabah 9buçukta ales sınavına girdim. (bilmeyenler için "ales" yüksek lisans eğitimine başvurabilmek için geçilmesi gereken aptal bi sınav.) aslında ben yurtdışı yüksek lisans düşünüyorum ama ne olur ne olmaz, ordan kabul alamazsam açıkta kalmayayım diye burdakilere de başvurabilirim. o yüzden girmem gerekti yine de.
sınava oturup çalışan var mıdır bilmiyorum ama ben çalışmadım yani. milagro'yla senenin başında aldığımız deneme kitapları olduğu gibi duruyo. tipik tembel öğrenci profiliyle son bi hafta panikle alıp 2-3 deneme çözdüm o kadar. zaten bu yaştan sonra oturup geometri sorusu çözmek çok garip geldi. aslında keyif aldığımı bile söyleyebilirim, sudoku çözmek gibiydi aynı -ki sudoku'yu çok severim!
o yüzden bu yazımda sorulara çemkirmiyorum. gayet severek cevapladım hepsini. tabi sınav sisteminin yine değişmesi ve yine ilk defa benim girceğim dönemde uygulanması tamamen benim şanssızlığımdı! çözmem gereken 100 sayısal, 50 sözel sorusu olduğunu sınavdan 7-8 saat falan önce öğrenmiş olmam da benim sorumsuzluğum.
konu bunlar değil. benim ales hikayem sınavdan önce başladı. pazartesi olmuş, sınava bi haftadan az kalmış, herkesin giriş belgesi elinde, benimki yok! bekle bekle, ne gelen var ne giden. apartman kapısı ne zaman şaibeli bi şekilde çalsa ben aşağı koşturuyorum, asker yolu bekler gibi postacı gözlüyorum, yok yok yok. perşembe günü artık iyice paniklemeye başladım, "sınav belgesi gelmediği için sınava giremeyen kız" olmak istemiyorum çünkü. annem arada şüpheli şüpheli bakıp "başvuruyu doğru yaptığından emin misin? yoksa adresi mi yanlış yazdın??" diyo kendimi iyice ezik hissediyorum. hayır yanlış yazmadım! herşeyi doğru yaptım! ama arada ben de kendimden şüpheye düşmedim değil.
cuma günü oldu, pazar sınav var, belgem hala yok. gidip ösym bürolarından çıkarabiliyomuşum, ne hoş. ösym bürosu dedikleri şeyin koca istanbulda sadece 2yerde olduğunu söylemeyi unutuyolar tabi. üstelik biri üsküdarda, biri avcılarda! nasıl yakın (!) anlatamam!! böyle böyle içimden ösym'ye giydirirken apartman kapısındaki anormal gürültüden postacının geldiğini anlıyorum ve aşağıya koşup o hızla adama da çemkiriyorum. herkes işini düzgün yapsın canım! pazar günkü sınav için belge cuma günü mü gelir!!
neyse sonunda geç de olsa giriş belgeme kavuşuyorum ve bi haftadır geyiği dönen (benim okuma fırsatım olmadığı için ehehe mehehe diye çaktırmadan sohbete dahil olmaya çalıştığım) arka kısımdaki sınav kurallarını okuyorum. telefon/çanta yasak. tamam. o bilinen bişey. peki bunun dışındaki saat, küpe, bileklik, metal aksesuarlar, demir paralar, yiyecek-içecek, kalem, silgi vb yasaklara ne demeli?
tesettürlü arkadaşlarımız başörtüsüyle sınava girebiliyorken, benim kolumdaki bilekliğin kime ne zararı var??
onlarınki inanç da benimki değil mi? ben de o bilekliğin bana uğur getirdiğine inanıyorum? aylardır çıkarmamışım onu ben. sadece zamanı geldiğinde çıkaracağıma söz vermişim. ayrıca bileklerimin boş olması feci şekilde rahatsız eder beni. neden sınava incecik bi bileklikle girmem bile sorun??
söylene söylene bi gece önceden vedalaşıyorum bilekliğimle. hatta polemik çıkmasın diye bileğimdeki kırmızı ipi de makasla kesip çıkartıyorum :(
okumaya devam ediyorum, üstümüzün elle ve dedektörle aranacağı bu yüzden herhangi bir metal eşya küpe/broş vb bulundurmamamız gerektiği....derkeeeeeeen.. aklıma bişey geliyo. hızmam! 4yıldır aralıksız taktığım için varlığını bile unutuyorum ben çoğu zaman. kpds'de millete alyanslarını çıkartıp çöpe attıran manyak ösym'nin benim hızmama vereceği tepkiyi merakla bekliyorum ve geriliyorum. bütüüüüüüüüün gece rüyamda güvenlikçilerle boğuşup "hayııır çıkaramam. gerçekten çıkaramıyorum" diye ağlandığımı tahmin edersiniz. okuyunca sınava girmekten bile vazgeçebilirdim. gerçekten benim onu çıkarmam imkansız, düşer bayılırım. ben yılda bi kere gider deldirdiğim yerde hızmamı çıkarttırıp, yenisini taktırırım olur biter. onun dışında kulağına küpe takan birini görünce bile bayılcak gibi hisseden bendenizin kendi kendine hızmasını çıkarması ve sınavdan sonra tekrar takması mümkün değil! işim farketmesinler diye dualara kalıyo o yüzden..
bunun dışında koyu koyu yazıyla kocaman sınava dışarıdan yiyecek-içecek sokulması kesinlikle yasaktır yazısını görüyorum. tamam ben de geceden sarmalar börekler hazırlatıp sınava götürcek değildim ama soru çözerken şeker/sakız tıkınmayı severim yani ben.. napalım artık deyip ondan da vazgeçiyorum.. zaten bi de koyu koyu "her türlü ihtiyacınız ösym tarafından karşılanacaktır" yazıyo, içine neler dahil merak ediyorum..
sabah oluyo, telaşla evden çıkıyorum. üzerimde cep telefonu yok. anahtarlarım, cüzdanım, kalemlerim hiçbişeyim yok. daha da önemlisi çantam bile yok! elimi kolumu koyacak yer bulamıyorum, herkes bana bakıyomuş gibi geliyo. yanımdan geçenlerin "aaa çantasız mı çıkmış sokağa" dediklerini zannediyorum, iyice gerilip kendimi çıplak gibi hissediyorum ve psikolojime ilk darbe o zaman vuruluyo. 22 yıllık hayatımda sokağa hiç çantasız adım attığımı hatırlamıyorum. 4-5yaşlarındayken bile minik çantalarım vardı benim, onları alırdım. böyle sanki kolum bacağım eksik gibi, çok garip.
neyse itü'nün dolambaçlı yollarında sınav binamı buluyorum, girişte güvenlik görevlilerinin hepimize kurbanlık koyun muamelesi yapmasını izliyorum. bi an gözümde öyle dramatikleşiyo ki, sanki biri köle alıyomuş gibi açıp dişlerime bakıcak sonra sertçe ittirip "bunu da alın!" dicek. neyse ki durum o kadar kötüleşmiyo, şirin bi kadın polise denk geliyorum, hızmamı da görmezden geliyo ve giriyorum.
sınav salonuna girer girmez vaad ettikleri "her türlü ihtiyacımız"ı görüp, gülmemek için yanaklarımı ısırıyorum. fakire sadaka verir gibi şeffaf poşete sarılmış 2 kurşun kalem, 1 silgi, 1 boktan kalemtraş, 3 olips şeker, 1 de peçete.
hani öyle iddialı bi laftan sonra insan daha farklı şeyler bekliyo tabi. 2 tane dandik kurşun kalem yerine neden adam gibi bi tane versatil kalem koymadıklarına anlam veremiyorum. neticede bu da soru hızını etkileyen bişey! ben uçlu kalemlerle daha hızlı ve kendime güvenerek çözüyorum soruları?? ayrıca lütfedip koydukları naneli olipslere de hüzünle bakıyorum. naneli olipsten nefret ederim! bari çeşit olsaydı diyorum şöyle limonlu portakallı falan. izin verilse ben öyle alırdım çünkü. son olarak koydukları buruş buruş peçeteye de neremle güleceğimi şaşırıyorum. peçete ulan. bildiğin peçete. kağıt mendil bile değil. farzedelim ki gribim, o 1 adet peçete 180dk boyunca neyime yeticek benim? ayrıca burnumu o zımpara gibi şeyle mi silmek zorundayım?? insan gibi bi yumuşak selpak mendil koysalar nolur oraya??
getiren herkesten kendi selpak mendillerini topladıklarını görünce hızmanın verdiği suçluluk duygusuyla yerime sinip, sesimi çıkarmadan bekliyorum.
o sırada sınıf yavaş yavaş dolmaya başlıyo ve benim arkamda oturması gereken çocuk da geliyo. en arızalı insanın mutlaka gelip beni bulacağını bildiğimden, defosunun ne olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum! neyse ki beni fazla bekletmiyo. yerine oturur oturmaz önündeki ösym pakedini açıp katur kutur seslerle şekerini yemeye başlıyo. görgüsüz müsün nesin çocuk! saat sabahın 9u! sınav daha başlamadı! yerine oturur oturmaz iştahla şekere mi saldırır insan?? sinirim bozuluyo biraz ama sınav başlayıp, soruları fısır fısır sesli okuduğunu duyunca geçirmek üzere olduğum cinnetin yanında hiç kalıyo!
bunları düşünürken bize verdikleri şeyler arasında suyun olmadığını farkediyorum. sabah da aptal gibi şekerli şekerli fıstık ezmesi tıkındığım için ölümüne susamış durumdayım. sağıma soluma bakıyorum, çoğu kişinin masasında su var. bende yok??? isteyene veriyolar herhalde diye düşünüp, sınıf görevlisini çağırıp "pardon ben de bi su alabilir miyim acaba?" diyorum. görevli bikaç saniye suratıma anlamsızca bakıp, "daha vaktimiz var, kantin aşağıda. gidip alabilirsiniz" diyo. o an "dışarıdan yiyecek-içecek sokulması yasaktır" lafının, okul dışını kastettiğini anlıyorum. (en son ne zaman bu kadar utandım onu hatırlayamıyorum ama.)
neyse suyumu alıp dönüyorum, görevlinin 9503583 kere "bakın sınavda dışarı çıkmak yasak, o yüzden zaruri ihtiyaçlarınızı şimdi giderin" uyarısını duydukça karnıma bakıp içimden mesanemle konuşuyorum. yok cevabını alınca, sakin sakin beklemeye devam ediyorum.
kitapçıklar dağıtılıyo, sınav başlıyo ve çözmeye başlıyorum. iyi de geçiyo ama sınav salonuna saat sokulmadığından koskoca amfideki küçücük saatin akreple yelkovanını gözlerimi kısa kısa takip etmeye çalışıyorum. pek de başarılı olamıyorum ki çözmem gereken 20ye yakın soruyu yetiştiremeyip sınavı bitiriyorum:/
sınavdan dönüşüm de ayrı bi hikaye konusu ama blog hayatımın en uzun yazısını yazdığım için burada kesiyorum. sabırla okuyan biiiiiiiiir allahın kulu varsa, onları da şimdiden tebrik ediyorum!!
keyif...
3 saat önce

54 yorum:
Hızmanın görmezden gelinmesinde şanslıymışsın. Yalnız sen su alabilir miyim dediğinde sınıf görevlisinin nasıl baktığını tahmin bile edemiyorum.
omg! inanmıyorum okumuşsun gerçekten!:))
+ o bi an afallayıp sonra "yok canım o kadar da salak olamaz" diye düşünüp, su almaya gidip gidemeyeceğimi sorduğumu sandı muhtemelen.
bende mesaj atcaktım sana eve sağ salim vardın mı diye blogu görünce sevindim. Bizim salonda da öyle bişi yaşandı su konusunda o kızcağız sınavın ortasında susuz kaldı o daha kötü, sınav öncesi daha önce kpss ye giren birilerinin konuşmalarını sinsi sinsi dinleyip su vermediklerini öğrenip koştum aldım bende. + sürekli burnu akan full time hasta bi insan olarak o peçetemsi parçadan ne kadar nefret ettiğimi sen düşün!! Allahtan sınava girmeyen çoktu sınıftada onşarın peçetelerini kalemlerini filan kullandık :)
hahahahha peçeteleri görünce ilk aklıma sen geldin çok güldüm zaten!!:))))
çakalsın. ben saf saf su vercekler diye bekledim. allahtan sınav başlamadan farkedip sordum, yoksa ben de susuz kalcaktım 3 saat.
bu arada senin sınavının da iyi geçtiğini tahmin ediyorum. birazcık daha süre olsaydı iyi olcaktı. sayısal2den ve sözel1den 10ar soruya bakamadım hiç :/
hayatım delirtmeyin beni yaa ne sınavı, ben 5 ve 7 senelik iki ilişkimde de hiç sınava girmedim. lütfen yani.
küçük meleğim, yazını sonuna kadar okudum. evet okudum.
iyiydi evet, bi ara bi panikledim geometri ve mantık sorularının sayısı çok geldi açıkçası, çözemedim onları bi kötü oldum diğer soruları bitirip boşlara döndüm, çok şükür çözdüm onları, kalemi bıraktım tak süre bitti.
+ sınav çıkışı sürekli 200 soruyu birden çözmeye çalışıp saçmalayan insanların şok olmuş halleriyle karşılaştım, bu sistem değişikliği tam süpriz oldu, iyki bakmışız.
off çok fena cidden o bekleyiş anı ve benim arkadaşım kayıt olmayı başaramadığı için ales'e giremedi düşün! :)
geçmiş olsun...
umarım sonuç istediğin gibi olur:))
@french
şapşal :)
napalım ya hala uğraştığımız şeylere bak allasen..
@milagro
hepsini yaptın bi de geri dönüp boşlara mı baktın pis inek!
ben niye o kadar oyalandım da yetiştiremedim bilemedim şimdi yaa:(
ama 100 sayısal sorusuna 1er dkda çözmek mümkün değil. 2dk ayırsan zaten sınav süresini çoktaan aşıyosun bi de sözeller kalıyo:P
1buçuk dakikada hepsini eksiksiz çözüp, kalan yarım saatte de kol kadar paragrafları olan 50 soruyu çözmek gerek -ki o da zor hakkaten..
@mia
yaaa işte sınav kağıdım gelmese benim de arkamdan böyle şeyler diyebilirlerdi, çok korkunç!!:))
@cepaynası
teşekkür ederim!! başvurmaya hak kazanacak kdr puan alırım herhalde ama ne kdr yüksek alırsan o kdr şansın oluyo kabul edilirken. o yüzden baharda tekrar girip yükseltmem gerek.
ben anlamadım ?? bence sorduğun soru aslında çok mantıklı. eğer dışarıdan yiyecek- içecek sokulması yasak ise, kantin dışarısı en nihayetinde sınav salonu içerisi olmuyor mu ? bu kadar güvenlik önlemi var ise, koldaki bilekliğe bile silgiye bile yasak varken, halihazırda şekeri ösym'nin kendisi verirken su, şekerden daha önemli bir ihtiyaç değil midir ? ikincisi kopya konusunda kantin bir bağlantı aracı olamaz mı ? netekim ben kantinciyi önceden ayartıp kopyayı sağlayamaz mı ki bileklikten bile şüphe edilirken. aslında çok "kinayeli" bi soru olmuş. istemeden de olsa çok sivri bi eleştiri yapmışsın ;)
evet ben de çok inanarak sormuştum:P
bi de haberlerde kpss için sınava su sokulmadığıyla ilgili bişeyler söyleyip duruyolardı, giriş kağıdında da o yazıyı görünce su da götüremiyoruz sandım.
-ki binaya girerken elinde su olanları uyarıp, sulara el koydular mesela.
ama kantinden alıp girebiliyosun. ne garip.
sınav görevlisine garson muamelesi yapman da bomba olmuş aşsldklşasd
- başka ne arzu edersiniz?
- donatalım ortayı, hatırlı dostlarımızla kaç kere sınava giriyoruz koçum? bi de büyük aç sen bize...
bu yeni sınav kuralları insanları alenen koyun yerine koymaktır, alenen mal ilan etmektir. bundan utanmamaktır. kopya skandalının olduğu kpss sınavında kopyayı çekenler de zaten künyesine, kolyesine, telefonuna yazıp gelmişti soruların cevaplarını. çünkü önceden sorular servis edilmemişti bu süper zekalara!!11
dillerinden allah düşmez, şeytanla yataktan çıkmazlar. bu ne yaman çelişki.
ya bi de önceden geyiğini de yapıyoduk aramızda o "her türlü ihtiyacınız karşılanacaktır" lafının..
sınav giriş ücreti 40tl, ilk yerli içkiler bedava falan diye:P
ama bi su bile vermedi allahsızlar.
+huhuuuuuuw o ne seksi bi atasözüymüş öyle:P
aaşsldkşasldk o da şahaneymiş. gençlik bu yüzden sınavlara akın ediyomuş meğer =p
hatta görüyor ve arttırıyorum:
"her ihtiyacınız" lafını yanlış anlayan yüzbinlerce abazan genç bu sınavda da akın akın sınav merkezlerine koştu sayın seyirciler." şov tivi haber, istanbul
atasözü diil fırından yeni çıktı. yani öyle umuyorum =)) buna benzer bişiy daha önce söylenmediyse bunun telif haklarını üstleniyorum direkt =))
bunun bi atasözü olmadığını anlamalıydım!:)
ben de sazanlık edip o bir atasözü diil taam mı dememeliydim? =))
ay aman iyi yırtmışsın valla bi olay çıkacak diye korktum:(
kalem silgi neden veriyorlar onu anlamadım bırakın yaa ona karışmayın bari alla alla..
Ben sonuna kadar okuyanlardanım... Her bi cümleye ayrı yorum yapılır aslında da şimdi birbirimizi yormaya gerek yok... :)
Sadece şeyi dicem; olum nasıl oluyo da küpe takan birini görünce fenalaşıyosun? Hiç küpe takmıyo musun yani sen? :D
Allah seni naapmasın, daha küpe takamayan senin hızma neyine yavrum yaa.. :D :D
@nunuş
ben de korktum nunuş!
ben de anlamadım.. işte o kpss kopya olayından sonra çok sıkı tutuyolar artık işi.
@melly
benim kulaklarım delik değil desem?:(
karşımda biri küpe takınca kötü oluyorum işte, sonuçta gözünle görüyosun bi yerden takıp arkasından çıkarıyo ucunu şaka gibi!! kulak o be!!
+hızma benim için bi istisnadır işte. nasıl cesaret ettim de yaptırdım bilmiyorum, çok önceydi ergendim o zamanlar. böyle bi asilikle gaza geldim:P hala kendim çıkaramam, takamam.
Fenaymış senin bu takıntın... bilirim o tarz takıntıların verdiği rahatsızlıkları.. :/
Paper ya yanına soruların altını o kurşun kalemlerle hart hurt çizen bir insan evladı otursaydı! Aman tanrım yok böyle bi şey, soruları fısır fısır okuyan insanlar kadar kötüsü varsa o da soruların altını kurşun kalemle çizen birisidir!
Benim geçen günkü psikoloji sınavım yalan oldu sırf bu sebepten. Çıtımı da çıkaramadım "altını çizmesene rahatsız oluyorum" da diyemedim. vah bana vahlar bana.
İnşallah sınavın çok iyi geçmiştir canım. Yüksek lisans yapmak çok cool bi şey bence! :)
evet öyle biriyle karşılaşıcam diye stres yapmadım değil. bi de ben ultra takarım böyle şeylere, taktıkça daha çok batmaya başlar, iyice çıldırırım.
sınavım iyi geçti, çok fazla yanlışım çkmycak diye umuyorum ama tamamını yetiştiremedim işte o kötü. yine de başvurma hakkı kazandım gözüyle bakıyorum. mart nisan gibi yurt dışı işi belli olcak, kabul alamazsam tekrar buna girip daha iyi bi puan almaya bakıcam artık..
Gerçekten biraz enteresan olmuş :) Ben de sınava gittiğim de ki ipod , kalem , silgi , anahtar vs. alınmayacak ne varsa alarak gittim ; bunların yasak olduğunu kapıda öğrendim. Ne yapsam ne etsem nereye koysam diye düşünürken. İpodu cüzdana koydum. baktım herkes okulun giriş kapısının oraya koyuyor bende kalan her şeyi de kapının dibine en köşeye attım. Bir ara gözlükleri de çıkar diyecekler diye korkmadım değil hani. Kalem konusunda kesinlikle katılıyorum ! O kalemlerle soru çözerken resmen işkence çektim. Sınavın tam ortasında birisinin o şekerlerden birini katırr kuturr yemesi delirtiyordu resmen beni ! Bir sınav macerasını daha atlatmışsın evet :)
aa sen de mi girdin sınava!:)
çok tehlikeliymiş yalnız çalınsa sorumluluk da kabul etmycek kimse sonra.
geçmiş olsun hepimize :)
Evet bende girdim :) Kendi üniversitemde kantin kantin gezdim. "Abla şunu bırakayım buraya" falan dedim her seferinde "yok biz emanet almıyoruz" dediler. En sonunda bi ipodu cüzdana koydum gerisini bıraktım :) Yalnız bozuk para olayı çok saçma geldi bana. Bozuk parayla girince ne oluyor şimdi ? Gözetmenlere yabancı madde mi atıcaz sanki. Garip. :)
kendi okulunda girdin ve kantindekiler bile emanet almadı mı!!!!
benim okulum olsa çok kötü çemkirirdim, kantindekileri de defterden siler, pzt ilk iş tezgahın üstünde oturma eylemi yapar, kimseye bişey aldırmazdım.
saçma olmayan ne var ki zaten? kendi aldığım şekerin kime ne zararı var? hem ben geleneksel sınav şekeri "portakallı poptip" alcaktım böyle dışı falan da şeffaf onların üzerinde kopya olamaz?
sen hızmana takan kimse olmadığı için dua et :) adamın teki aslında gözlüklerinde alınmaması lazım en tehlikelisi onlar dedi kapıda ! şok geçirdim resmen.
taksalardı giremycektim gerçekten çıkaramıyorum onu.
şaka gibi!
su olmadığını görmek benim için de çok büyük hayal kırıklığıydı :/ o da diil dediğin gibi, olips naneli ne allasen! nefret ederim ben de, yolda giderken tofitalar hayal etmiş biri olarak gerçekten can sıkıcıydı :D
girişteki aramalarla ilgili olarak da, daha önce bi bayan tarafından taciz edilmemiştim! popomu öyle bi elledi ki kadın, noluyoruz lan dicektim :)
hahaha aynen. çok iddialı bişeyler bekliyo insan uyarıyı okuyunca:P
ya neydi o kalem ya... Rahat 10 dk kalem açtım... Çat çat kırılıyo.. bi de kalemi açıyorum fakat kalem çıkmıyo kalemtraştan... nası dandirik bişeyse anlamadım gitti.. bi tur çeviriyorum kalem çıkmıyo sanki yarısını açmışım yarısı kalmış gibi..Silgiyi hiç kullanmadım ama o da pek bişiye benzemiyodu.. şeker zaten tam bi fiyasko.. Şeker diyince tatlı bişi geliyo insanın aklına bi baktım naneli..Binaya girmeden önce sakızımı ve saatimi babama verirken gözlerim doldu resmen hiç ayrılmamıştım onlardan yıllardır. Sınavların tadı tuzu kaçtı artık..
öeh bütün bloggerlar sınava girseymiş???:)
yaaa evet sınav zamanı portakallı şeker yeme lüksümü elimden aldılar benim.
ben de bu kadar katılım beklemiyodum açıkcası :D zaten senin blogu-yorumları okuduktan sonra girmesem eksiklik hissederdim :)
okurken gerildim yemin ederim böyle gerzek, böyle adi bir sistem olur mu ya!!! neyse geçmişler olsun paper doll.
Sonuna kadar okuyup yorum bırakamamıştım işten güçten. (:
Hızma olayına gelince, geçen ay girdiğim kpss'de bana da bi şey demediler.
Aslında bayan polis baktı baktı, "burnumdan kopya çekme ihtimalim yok dimi ?" diyince gülümseyip geçin demişti. (:
Ama benim en çok kızdığım nokta -bu kısmı kimse yanlış anlamasın- benim her yanım aranırken türbanlı arkadaşlara doğru düzgün bakılmamasıydı. Belki o türbanının altından kulaklık taktı ? hııı ?
Olips konusu hakkında diyecek bi şey yok.
naneli olips </3
çok şükür bu sınavlara geçen sene girmişim. sinirden çıldırırdım heralde, ne demek kendi kalemimi götüremicem ya >.<
hay lanet olsun ya iyice suyunu çıkarmış bunlar, ben yaşlı olduğum ve uzun zamandır sınava girmediğim için durumun traji komikliğinin farkında değilmişim.
@judy
teşekkür ettim canım..
@weba
eet beni de hoşgördü sağolsun da kıl biri olsa gerçekten çıkarttırırdı yani. o hakkı görüyolar kendilerinde..
@aphraell
çok sinir dimi ya! hani bi de ilkokulda kullandığımız dandik kalemlerden. çok rahatsız ediciydi onla çözmek..
@küfkedisi
ben hatırlatmış oldum o zaman :P
ne tatlısınız ya.. bu yazıyı yazıyorum ama kimse okumaz herhalde dedim, hepiniz okuyup bi de üşenmeyip yorum yapmışsınız:)
Ben bile okudum. Her an bir sürpriz yapacakmışsın gibi anlyatmışsınız. En sonunda tebrik edildiğimizi görüyorum. Hep sitres .. Sitres.. Sitres.. Allah kolaylık versin bütün gençlerimize.
sonuna kadar okuyun diye numara yaptım hehe :)
minik kuşumm konuyla pek ilgisi yok ama seni çook özledimmmm..
ben de seni özledim tuğbeeeek! hatta biraz önce aklımdan geçtin. cine5te bi program vardı, kadınları anlama kılavuzu diye, orda birini sana benzettim. tip olarak değil de canlandırdığı karakter işte..
ya blogu okurken ayrı güldüm yorumlarını okurken ayrı güldüm. Gecenin bi yarısı beni böle güldürdünüz ya allahta sizi güldürsün.
Cok deil 2 sene önce cok sıradandı bu sınavlar, bi aksiyon bi heyecan bi gizem gelmis bana fena gelmedi yeni sistem.
-"who cares" son yaptığın espriyi zaytung a yollarsan cuk oturur hem de bu acaip konuya daha cok kişinin dikkatı çekilir. bide benim gibi bir cok kişiyi güldürmüş olursun.
heeeeeey seni burda görmek ne güzel!!! :))
sen kaptın yurtdışında yüksek lisansı konuşursun tabi ordan, tuzun kuru nasılsa!:P
Bende Ales'e girdim, ben kapalıyım, beni gayette aradılar oramı buramı. Kolundakı bıleklıge ınananlar dinini, cemaatini kurduğunda ancak bizim kolumuzdaki bileklikten etmeyin diye, taleplerde bulunabilirsin, kaldıki biz bunu bile talep edemiyorduk şu vakte kadar, kaç milyon kapalı. Oyüzden gereksiz bir yakınma olmuş bence.
"Kolundakı bıleklıge ınananlar dinini, cemaatini kurduğunda ancak bizim kolumuzdaki bileklikten etmeyin diye, taleplerde bulunabilirsin"
şu cümlen o kadar yanlış ki.. isteklerim, taleplerim ya da inançlarımın kabul görmesi için başkalarının da onaylamasına ya da bahsettiğin gibi bir cemaat ya da benzeri şeyler oluşmasına gerek yok. olmamalı.
yakındığım şey bu değil. elbette ki talep edeceksiniz, daha önce direnmemiş olmanız hata.
beni yanlış anlamanı istemem. görüşüm herhangi bir kitleye karşıtlık değil, herkese eşit şartlar ve özgürlük sunulması.
Sadece mutluluklar dilerim, 2011 için size..
Peyypıır peypıırr mimledim senii..!
http://mellynindunyasi.blogspot.com/2011/01/sevgili-lolla-vesselam-ve-drukiyyes.html
sağol cnm iyi ki söyledin, bu aralar hiç bakamıyorum bloglara :/
nen var kuzum?? nerelerdesin senn?? :/
tatlım okulun son haftaları inanılmaz yoğunum. bi hafta daha böyleyim sonra rahatlıyorum inş, dönücem bloguma tekrar :)
benim de okulun son haftaları, ben de yoğunum ama ders çalışmayı ekip buralarda geziniyorum mal mal.. :/
19 aralık-15 şubat?
hm?
Yorum Gönder