french'le çoğu zevkimiz benzerdir ama konu erkekler olunca hiç tutmaz. ben kimi göstersem o "öeeeh bu mu" der, o gösterse ben istisnasız bi kulp takarım.
f: baaak bu.
pd: french bu gay!
f: ne! ne alakası var be! hiç de bile, yok öyle bişey.
pd: öyle tabi. incecik kaşlar, o saçlar, sigarayı tutuştaki zerafet.. daha sayayım mı?
f: öfff tamam be. herkese de bişey bul zaten.
bi gece yine milagro'dayım, o laptopta takılıyo ben masaüstünü işgal etmiş durumdayım.
pd: aaaa biri bana mail atmış, blogumda ürünlerini yayınlamamı istiyo, ne şeker. dur cevap yazıp kişisel blog olduğunu söyliim de sallamadı demesin.
milagro bakınır bakınır, sonra o da gmail'i açar.
m: aaa aynısını bana da atmış!
pd: hadi be!
m: evet herkese atıyo demek ki. ben de cevap yaziim. sevgili bilmemkim.... ilginiz için çok teşekkür ederim ama.....
pd: tamam ben de aynısını yaziim.
m: ....
pd: yolladım.
m: merve?
pd: efendim?
m: ......
pd: hayır yapmış olamazsın! salak! yapmadın dimi! yapmadım de!!!
sonra karnımıza kramplar girip, nefessiz kalana kadar güleriz. zira milagro kendi gmaili sanarak benimkini açmıştır, "aaa bana da gelmiş" dediği zaten benim mailimdir ve kendine gelmiş gibi cevaplamıştır. ben de benzer bişey yazınca kadın beni şizofren sandı muhtemelen.
restorasyon dersi için akaretlerin tarihini anlatan kısa film konusu bulmamız gerekmektedir, bikaç arkadaş aramızda tartışırız;
pd: hm ama o kadar gerilere gidersek dönem kıyafetleri bulmamız gerekcek, o kasabilir.
milagro: olsun buluruz nolcak. şemsiye, eldiven, mendil.. arka planda da "üsküdara gider iken" çalar.
mehmet: iyi de orası beşiktaş.
pd: tamam işte, beşiktaştan üsküdara gideriken. (kimse milagro'yu bozamaz, onu sadece ben yapabilirim, peh.)
proje hocam ihtiyar kurtla tatil köyü konseptini konuşuruz..
pd: yani aslında sadece single insanlar için özelleşmiş bi yer olabilir. balayı otelleri varsa, neden bekar insanlar için de olmasın? insanlar tek başlarına da gelebilsinler, tatil yapsınlar, kafa dinlesinler, kurslara katılsınlar, kendileri gibi bekar insanlarla tanışsınlar.
ihtiyar kurt: evet!! işte bu! her zaman söylerim, "sex sells!!!"
akabinde benim son derece masum düşüncelerle başlayan projem, başka bişeye dönüşür. mimarlık mı yapıyorum pezevenklik mi belli değil.
jürideyim, konseptimi anlatırken hala utanıyorum;
pd: bu projenin en vurucu yeri, mümkün olduğunca insanları bi araya getirmek olduğu için, public mekanlardı. o yüzden en çok alanı onlara ayırdım. havuzun çevresini yapay göletle ayırarak, burada bi toplanma mekanı yarattım, etrafında açık hava partileri düzenlenebilir ve tanışan insanlar çevresindeki küçük patikalarda yürüyüşe çıkabilir.
ihtiyar kurt2: kızım, orda tanışan adam yürüyüşe gidip napsın, alır odasına çıkar. artık naparlar orasını da ben söylemiim.
sınıftan yükselen sesleri ve benim ellerimi yüzüme kapayıp 5 dakika kıpkırmızı suratla konuştuğumu tahmin edersiniz.
jüri biter ihtiyar kurt yanıma gelir.
pd: hocam ama çok utandırdınız beni jüride.
ihtiyar kurt: utanma kızım ne var utancak çekinecek, bunları senin anlatman lazım. midilli adasına gitmiş miydin sen?
pd: hayır hocam gitmedim?
ihtiyar kurt: git git.. mutlaka git. lesvos var orda, sadece lezbiyenlere özel bi tatil köyü.
pd: hocam!!! ne işim var benim orda!
ihtiyar kurt: keh keh.. hadi iyi çalışmalar.
otobüsteyiz, yine milagro'lara gidiyoruz, bi yandan da erkekleri çekiştiriyoruz;
pd: neden böyle yaptığını hiç anlamıyorum, ne gerek varsa..
milagro: (son derece yüksek sesle) bırak yaaaa.. bütün erkekler it!!
akabinde otobüse deriiin bi sessizlik çöker ve o an çevremizde bizden başka kız olmadığını farkederiz.
kadınlar konusunda hiç yüzü gülmeyen bi arkadaşımız var, loser'lığın ileri safhasında. herkese yazar yazar, ama bi türlü karşılık göremez, sonra başından beri sallamıyomuş gibi yapar. ceviz diyelim ona..
pd: hayırdır ceviz?? geçen gün biriyle kurlaşıyodun sanki feysbukta? var mı bişeyler?
ceviz: yok yeaaa.. öylesine.
kuzenim yeni eve çıkar, hep beraber ziyarete gideriz. sürekli bilgisayar başında asosyalliğin sınırını zorlayan kardeşim sorar;
k: abla, doğukan abimin evi kaç megapiksel?
french'in sevgi gösterileri her zaman sıradışıdır.
f: aptal! kafanı ısırırım senin.
weekly wrap up + geometric nails!
1 saat önce
32 yorum:
ahahahaha milagro! kalp kalp
kızım, yakınlarım olarak bana şaşırmaktan vazgeçin, sabah yaseminle mesajlaşmalarımdaki giden mesajlarımı yazıyorum:
-boy 130 ama hastalık 3 metreyi geçmiş.ayrıca depresyon senin neyine? 32 numara stiletto arayıp bulamadın mı yani nedir?
-kozalak seni. kış mı yaramıyo yoksa sevgili mi? hamster ya!
- depresyonda ama hala iş bitirmeye çalışıyo acur kılıklı.
-seni yerim lan şapşal ayçiçeği.
yasemin pes etti mesajlaşmayı kesti. halbuki (halbuse) hasta. moral vercektim daha. önce sevme safhasını bitiriyim dedim.
BENİM İÇİN YASEMİNDEN Bİ FARKIN YOK
anlıyorsun değil mi?
kötüsün :)
bence harikasınız.. birinizin blogundan cıkıyom digerininkine giriyom. kopup duruyom.. ihtiyar kurda bayıldım:)herokula lazım ondan
aaa çok tatlısın! teşekkür ederiz:)
çok keyifle okudum bu yazıyı ben, beni de şu okula götür bir gün. Çok eğlenceli bir yere benziyo. Bende seni diskoya götürücem :))
dışı seni içi beni yakar tuğbek.
+TB biiizii diskoya götür.
hahaha ihtiyar kurt değil de, ihtiyar leopar olsa daha mı iyi olurmuş paper bilemedim :))
ayrıca ben milagro'nun tarafındayım, ne var yani oluyo böyle şeyler, yanlışlıkla farklı adresleri açabiliyoruz. suç tamamen bill gates'in, parola anımsa ibaresini koymucaktı oraya.
aslında benim suçum çünkü önce laptoptan girip logout yapmadan çıkmışım.
ama o da pek suçsuz sayılmaz, insan bi bakar bu benim mailim mi diye!
beşiktaştan üsküdara gideriken bayaa iyiymiş haa :))) çok eğlenceli olmuş papercım :))
teşekkür ettim!:*
french im sana da kalp kalp kalp:)
walla daha bende pot çook,
karnım ağrıdı resmen gülmekten:)
yalnız beşiktaş taksim dolmuşundaki kadınlar ve şaç muhabbetini yazmayı unutmuşsun paper:)
yaa ben de neyi unuttum diyodum :)
bi dahaki sefere artık.
ya neden bütün erkekler kötü :) Bu kanıyı çürütecem erkekleri koruma ve yaşatma derneğini kuracam artık... Bayan bloglarından her ikisinden birinde erkeklerin allah belasını versin yazısıyla karşılaşıyorum :) Nedir bu çektiğimiz :)
bi arada bizim yemek konusundaki didişmelerimizi yazmak lazım:)
+ teşekkür ederim erdo mail konusunda ben az suçluyum cidden, nerden biliyim insan 3snde gmaile, facebooka, msne, formspringe kadar girer mi cık cık cık:Pp
@bir ince ses,
cevabını bi önceki yazımda bulabilirsin. yeterli olmazsa diğer yazılarımdan da örnekler veririm, tamam lanet olsun kötüyüz biz dersin.
okuyorum yazılarını bi çoğundan haberim var.Ama karşınıza istediğiniz erkekler çıkmamışsa napayım yani.. Sonucu bütün erkeklere yıkmamak gerek :)
valla bizim için "bütün erkekler" tanıdığı erkeklerdir, onlar kötü çıkınca da "bütün erkekler kötü" olur. napalım bu böyle. o zaman iyi olan bikaçınız bu misyonu yüklensin, erkeklerin adını temizlesin :))
bu zorlu görevi başarıyla yerine getircem :P
milagro'yave yaşlı kurt'a bayıldım.
french'e zaten söylenecek hiç bi şey yok. (:
şahane yazı olmuş:)) ihtiyar kurt da tam çakal carlos'muş hani:)))))))
oha çok sempatiksiniz ya! :) sabah sabah iyi güldüm
Güzel bir pazar yazısı. Daha keyifli günler diliyorum.
teşekkürler!!:))
ahaha milagro çok komik :D ama en çok "beşiktaştan üsküdara giderken işte" cevabına güldüm.. ahahaha :))
milagro benim canım! ayaklı bomba kendisi. nefes alması bile ayrı bi kahkaha sebebi:)
sende benim canımsın paper!:)
hahah eğlenceli bir çevren varmış :)
şu otobüste yaşananlar alternatif intihar yöntemlerinden biri olarak kayıtlara geçsin lütfen. ülkü ocağına gidip "tek yol devrim!" diye bağırmak gibi bir şey olmuş.
@miray
öyledir :)
@who cares
evet aynen kayıtlara geçilsin bence de!
+bu yazıma şikayet etmedin bakıyorum??:)
sırıtarak, keyifle okudum bu sefer ;)
azarlanmaktan kurtuldum o zaman!!
ahahah azarladım mı ben seni yahu? hem azarladıysam da iyi yapmışım =P
Yorum Gönder