16 Aralık 2010 Perşembe

kadınları anlamak!

kadınları anlayamamaktan şikayet edip duruyosunuz ya, aslında hiç sandığınız kadar kompleks bi durum yok ortada. tembellik yapmayın, üzerinde kafa yorun, bizi anlayın pls.
hala zorlananlar için üşenmedim adım adım kadınları anlama ders içeriği hazırladım. hem bence herkes yanında yöresindeki erkeğe yol gösterse, sorun tamamen ortadan kalkar. daha güzel bi toplum için, buyrunuz..
introduction to womankind I - lesson 1:

1. hala bi sevgiliniz yoksa, bir adet edinin. o kadar zor olmasa gerek. gerçekten değil. hoşlandığınız biri yok mu? olmalı. etrafta ne güzel hatunlar var, ben bile dönüp bakıyorum bazen. şaka gibiler. 

2. var da açılamıyo musunuz? bunu çoktan geride bırakmış olmamız gerekirdi. bu yüzyılda hoşlandığı kıza açılamayan erkek görmek istemiyorum. zira hepimiz aynı dertten muzdaripsek, hepimiz birini sevmek ve aşık olmak istiyosak neden bekliyoruz? reddedilmekten korktuğunuzu duymak bile istemiyorum, kaybedecek hiçbişeyiniz yok. aradaki şey karşılıklı değilse bile herhalde oturup sizinle dalga geçecek değiliz. ortaokulda kaldı o. gerçekten. o yüzden birini kesip kesip, sonra herşeyi ortada bırakmayın. egonuza sahip çıkın, ukala olun, hatta size aşık olmamamızın mümkünatı yokmuş gibi davranın. dünyada yüksek özgüvene sahip erkek kadar çekici bişey yoktur.

3.  burda bi püf nokta var, onu atlamayalım. eğer zaten tanışmışsak, arkadaşsak ve siz alenen yazıyosanız, çok da fazla zorlamayın. çünkü anlamamış olmamız mümkün değil. çok çakalız. anladık ve anlamamazlıktan geliyoruz kesin. biz de aynı şeyleri hissediyo olsaydık, zaten aramızdaki şey önlenememez bi yükselişe geçerdi. geçmediyse bize yazdığınızın farkındayız ama sevgili olmak istemiyoruz demektir.

4. arayıp sormayınca çemkiriyo ve çok arayınca ilgiden mi bunalıyoruz? "ne yapsam yaranamıyorum yeaaa" diye şikayeti bırakın, zira şikayet etmenin tekeli bizim elimizde, size hiç yakışmıyo. ortasını bulun o zaman! bu kadar zor mu? sabah günaydın, gece iyi geceler, gün içinde bikaç "napıyosun, özledim" içerikli konuşmalar ve ilişkinin boyutuna göre ekstralar. fazlasını istemiyoruz, azına katlanamıyoruz. olay bu. son derece basit.

5. bi de gece biz uyurken arada güzel bikaç şey yazın mesela.. seviyosanız, yapın yani bence. sabah uyandığımızda telefonda sizden gelen güzel bi mesaj olsa, mail olsa, en olmadı bi cevapsız çağrı falan.. güzel şeyler bunlar. cimrilik yapmayın, mesaj paketlerini hunharca harcayın.

6. her zaman çok konuşmamızdan şikayetçiyseniz ve aniden sessiz kaldıysak korkun. hiç hayra alamet değil. o yüzden "neyin var?" sorusuna ısrarla verilen "yok bişeyim" cevabına kanmayın. yapmayın bunu! kurcalayın biraz, kimbilir altından neler çıkcak.

7. kendinizi bizim gözümüzde bi level atlatmak, yıllar sonra bile hatırlanmak istiyosanız yapacağınız şey o kadar basit ki!! ara sıra bize jest yapın mesela. durduk yere çok çok küçük bişey de olsa bi hediye alın. ölüyoruz o zaman sevincimizden. bana göre çok klişedir ama çiçek de sever çoğu kadın. cimrilik yapmayın, alın. (mesela ben çiçek sevmem, o yüzden batman bana çikolata alırdı sık sık. gerçi çikolata seviyorum dedim diye onlar bi süre sonra cepte taşınan crunch'lara dönüştü ama olsun. düşünmesi bile çok şekerdi, yerim.)

8. hediye demişken.. bu çok önemli bi konu bence. kötü hediye seçimi sizden soğutabilir, yalan değil. ama iyi hediye demek, pahalı hediye demek de değil. (ihtiyaçlarını size aldırmaya kalkan maddiyaçı bi pislikle çıkmıyosanız tabi ki.) binlerce güzel seçenek varken, niye her seferinde abuk sabuk şeyler bulup alırsınız hiç anlamam. aslında çok kolay. zevkimizi henüz çözemediyseniz kıyafet almaktan kaçının, özel günler öncesi farkında değilmiş gibi ağzımızdan kaçırdığımız şeyleri aklınızda tutun, makyaj malzemeleri ve çantaları heeeer zaman sevdiğimizi bilin, hobilerimize dikkat edin ya da hiç olmadı ikiniz için anlamı olan bişey alın. (ben sevgilimin hediyesi küçük bi bileklik ya da zarif bi kolyeyi hep üstümde taşımayı çok isterdim mesela. o kadar da ima ettim, biiiiiiiiiiiiiir tanesi bile anlamadı. en sonunda açık açık söyledim, beraber aldık, öyle hallettik.)

9. bi erkeği en klas yapan kriter, yaptığı seçimlerdir. sanırım en çok bu konuda size hayran olasımız var. bunu kullanın. her zaman aynı buluşmaları tekrarlamayın mesela, özel bi neden yokken çok farklı bi program yapın, bizi şaşırtın. (allahııııııım o kadar bekledim ki, bi sevgilim de gelsin "şşş.. bugün hiçbişeye kafanı yorma, ben herşeyi en ince ayrıntısına kadar planladım, sürpriz" desin!!)
- ee napıyoruz bugün?
-bilmem? napalım?
- farketmez sen söyle.
-bana da farketmez. ne yiyelim?
- bilmem sen ne istiyosun?
işte bu diyaloglar ilişkiyi güve gibi kemiriiiiiiiiir kemirir. şöyle kontrolü eline almayı seven, elimizden tutup "bugün seni şuraya götürüyorum, itiraz istemem" diyen bi adam... fazlasını istemedik, gerçekten!

10. aile bireylerimizi sevmek zorunda değilsiniz. evet. ama yine de seviyomuş ya da bi gün sevebilirmiş gibi yapın. bu önemli. belki biz de öyle yaparız ve sizi annenize karşı kışkırtmaktan vazgeçeriz, gül gibi geçinip gideriz, ne güzel..

11. ısrarla "o sadece arkadaşım" dediğiniz hatundan uzak durmanızı söylüyosak, durun!! bizim algılarımız sizden 9640648 kat daha açık. hatunun hiç de arkadaşça olmayan bakışlarını ve pis rezil kıskançlıklarını yakaladık kesin. ama ortalığa dökmek, işi çirkinleştirmek istemiyoruz. o yüzden "o kız sana yazıyo, uzak dur" diyosak bizi dinleyin, gerçekten. aslında siz de farkında bile olabilirsiniz belki, kimi kandırıyosunuz!! çoğumuz "onunla bi daha görüşmeni istemiyorum" diyecek kadar çocuk değiliz, sadece çok fazla sıkı fıkı olmamaya çalışın yeter.

12. buna karşılık bizim erkek kankalarımızı hoş görün. (burada bana fazla tepki verdiğinizi duyar gibiyim, haksızlık ediyosunuz.) şimdi mantıklı düşünelim, sevgilisi olan kıza yazan erkek sayısı, sevgilisi olan adama yavşayan kaltak kız sayısından kat ve kat azdır. erkekler bu konuda çok daha duyarlı yaratıklar, gerçekten takdir ediyorum. o yüzden paniklemenize ve bizi boğmanıza gerek yok. 

13. gerçi arada kıskanılmak hoşumuza gider. çok hoşumuza gider. kıskanmayan erkek, sallamayan erkektir. ama bokunu çıkarmayın yani. onu diyorum..

14. başkalarına bizden nasıl bahsettiğiniz bizim için çok çok önemlidir. yakın arkadaşlara nasıl anlatıldık, aile bireyleri bizden haberdar mı falan filan.. önemli şeyler bunlar. hm bi de bi konuşma sırasında bizden bahsettiyseniz ve "bla bla bla..sonra da işte seni anlattım ben de" dediyseniz, bi zahmet nasıl anlattığınızı da ballandıra ballandıra bize söyleyin. (ben çünkü zevkten dört köşe oluyorum birine benden bahsettiğini dinlerken. ama utanıp soramıyorum "ne dedin ne dedin! başka ne dedin! onlar ne dedi! sen ne dedin!!" diye. o yüzden bizi yormayın, siz anlatın.)

15. aşıksanız, bunu göstermekten çekinmeyin. çünkü hem size, hem sizin bize aşık olmanıza aşık oluyoruz biz. sanırım dünyadaki eeeeeeeeeeen sevdiğim erkek tipi sevgisini göstermekten çekinmeyen erkek tipidir. mesela geçenlerde sedat sevgilisi ferhan için bişeyler yazmıştı twitter'a. "benim balığım.. bla bla.." gibilerinden bişey. koskaca adam. karizmatik adam. çekinmeden sevgisini gösterebiliyo. ne kadar şahane bişey. cennete kesin o erkekler gidicek. söyliim de.. cehennemde karşılaşmayalım diyorum hani.

16. yalan söylemeyin. yapmayın bunu, gerçekten. çünkü beceremiyosunuz, bi şekilde ortaya çıkıyo o. çok kızacağımız bişey yapmayın, yaptıklarınızı da açık açık söyleyin. en azından dürüst olduğunuz için yırtabilirsiniz, ama yalanınızla yakalanınca hiç kaçarınız yok.

17. birazcık daha şevkatli olun. (en azından bana karşı öyle olun, yalvarıyorum!!) çünkü eririz biteriz bizi önemsediğinizi hissedersek. hastaysak ve bu sizi panikletiyosa, canımız çok sıkkınsa ve siz bizi güldürmek için çabalıyosanız, durduk yere bize dünyanın en kırılgan nesnesi gibi davranıyosanız... muhteşem şeyler bunlar bizim için. esirgemeyin. lütfen.

18. her şeyin iyisini yapın. bence kilit nokta budur. kendine güvenen, tek başına herşeyi halledebilen, işini önemseyen, azla yetinmeyen bi adam. ooooooomg. dünyada daha çekici olabilecek bi karakter tanımıyorum. o yüzden önce kendiniz, sonra da bizim için ne yapıyosanız onda iyi olmaya bakın.

şimdilik bu kadar. ikinci derste görüşmek üzere!

35 yorum:

éLLa dedi ki...

iste olay bu kadar basit aslinda. Bu yaziyla genc kusaklara isik tuttugunu dusunuyorum. Bir cok kiz senden duaci olacaga benziyor.. Fotokopileyip sokaklarda dagitmak, daha genis kitlelere ulasmak gerek aslinda..

sevgiler.

French Oje dedi ki...

diğer 328427389765379 yazın gibi bunun da altına imzamı çakıyorum!
kadınların sesi paper!

ay lav yu.

Bir İnce Ses dedi ki...

Yazıyı okurken evet hmm haklı aynı ben gibi tepkilerde bulundum :) beklenen aranan yazı budur eline sağlık...
ilk 2 maddeyi bi uygulayabilsem ben tam aranan erkek tipiyim aslında :p
Bi keresinde birine kolye almıştım doğum gününde..Ama ne kolyeyi aldığında ki yüz ifadesi görebildim ne de sonrasını...

Son olarak bu yazı derslerin devamı için ömrümden 5 yıl verebilirim :)

absalom dedi ki...

pek sevgili paper...
hadi herşeye tamam da...
şu senin kankin olmaz benim olur mevzuunu sen yapma bari.
kınıyorum valla.

hayır efenim bunu size öğreten illa böle yapacaksınız diye eğitim veren gizli bi okul felan mı var annamadım ki...

vernonsullivan dedi ki...

daha okurken yoruldum :D

küfkedisi dedi ki...

9. maddeye canı gönülden katılıyorum, artık tiksiniyorum plan yapmaktan.

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

doğru diyosun da nerde bu dediklerini yapabilecek adamceyiz... sipariş edebileceğimiz bi yer varsa ben beş altı tane aliim eşe dosta da veririm yani:)) güzel yazı olmuş eline sağlık...

paper doll.. dedi ki...

@ella
teşekkür ederim!:)

@french
ay lav yu zeki kııııııız.

@bir ince ses
teşekkür ederim!
neden göremedin, noldu ki??
+huhuuuuuuw peki sırf senin için yazıcam devamını.

@absalom
evet. ben de o okulda müdür yardımcısıyım.

@vernon
pek sevgili vernon. sanırıııııııııım tam olarak bu sebepten yalnızsın!:P

@küfkedisi
o zaman yazıyı korhanın görebileceği yerlerde tut derim :P

@k.ç.k
teşekkür ederim. aslında çok basit şeyler. yapabilen vardır eminim. darısı diğerlerinin başına.

Hafsa dedi ki...

her erkegin muska gibi yaninda tasimasi gerekiyor bunu bence.
*sevgiliye link gonderir*
tesekkurler :)

paper doll.. dedi ki...

@hafsa
hoho teşekkür ettim:)

Bir İnce Ses dedi ki...

uzaktaydı benden.. güzel bişi olsun istedim. bulunduğum yerde bulamadım öyle bişi.. internetten aldım kargoyla gitti. Aldığım hediyeyi bile göremedim :) Umarım hala kullanıyodur..

who cares dedi ki...

önemli noktalardan biri eksik kalmış; ortada hiçbir sebep yokken her şeye çemkirip, ağlıyorsa hiçbir şey demeden hemen bir markete koşun. sevdiği çikolatadan yüklenip yanına dönün. belli ki ya regl olmuştur yahut olmak üzeredir. ondandır huysuzluğu.

ayrıca şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. buluşmalarla ilgili her ayrıntıyı erkeğin üzerine yıkmayın. yazıktır yahu. elbette an gelecek her şeyi biz ayarlayacağız. bundan da büyük keyif alıyoruz o ayrı. ancak erkekler de "özel gün generator" değiller. insanız biz de sonuçta. hepi topu 7 tane nota var kaç değişik şarkı yazılabilir ki!(hayatımın herhangi bir anında serdar ortaç'a sığınacağım aklıma gelmezdi =/) hayır bir de biliyorum sürekli bölr yapsak bu sefer de "bana hiç seçim hakkı sunmuyorsun, beni boğuyorsun" diyeceksiniz. bunu yapacaksınız. birbirimizi kandırmayalaım.

paper doll.. dedi ki...

@bir ince ses,
hm. seni kırmak istemem ama muhtemelen kullanmıyodur. ayrıldınız sonuçta?

@who care
o bir sonraki dersimizin konusu umutcum. erkeklere fazla yüklenmeyelim dedim ilk günden.

eet ama anlatmak istediğimi biraz yanlış anlamışsın. ben sürekli program yapın, bize iş kalmasın demiyorum. erkekleri bişeyleri organize edebilme ya da edememe kabiliyetlerine göre ayırıyoruz biz. hani bazılarında o kumaştan yoktur. ilişkinin tamamı boyunca asla ortaya bi program koyamaz, hep karşı taraftan bekler. öyle insana hiç tahammül edemiyorum. her zaman herşeye o karar vermek zorunda değil ama mutlaka karar verme becerisine ve isteğine sahip olmalı. anlatabildim mi?

who cares dedi ki...

ahah bu yüklenmemiş halinizse eğer belli ki devamında sevr antlaşmasını insani bulacağımız günler gelecek desene.

burada anlatabildin. aynı şey sizin için de geçerli biliyo musun? şöyle kulağımızı çekip itiraz istemiyorum bugün şunu yapıyoruz diyen bir hatun her zaman diğerlerinden öndedir.

paper doll.. dedi ki...

espri anlayışına heeeer zaman hayrandım umut. :)

tabi ki.
sanırım ben bu konuda en önde flama taşıyorum zira gerçek bi kontrol manyağıyım. hatta ilişkiye başlar başlamaz ilk altı aylık programı yapmış bulunuyorum:P

who cares dedi ki...

valla inanırım. kadınların plan yapmıyorum yaa dediği an halihazırda konuyla ilgili en az 5 planlarının olduğu andır.

zaten şöyle bir gerçek var ki tüm bu ilişki mevzularında kadın hep seçen taraftır. klişedir ama klişe olması yanlış olduğu alamına gelmez. ama güzel yediriyorsunuz bizlere, kontrol elimizde sanıyoruz.

paper doll.. dedi ki...

tek istediğimiz; fikri bulun, biz son kararı verelim!

ama bazen ağırlığını koyup "şunu yapıyoruz, itiraz istemem" diyen erkek candır. o zaman yük kalkıyo omuzlarımızdan.

Bir İnce Ses dedi ki...

Galiba biz hiç sevgili olmadık... :) Amaann neyse işte..
Sen daha çok ilk konuşma nasıl yapılır.. Bi erkek heyecanlanmamak için ne yapmalıdır. Kız hiç konuşmak istemezse o an şok geçirip fakat geçirmemiş numarası nası yapılır..
Hoşlandığım biri var ama açılamamak da ısrar ediyorum üstümden bu utangaçlığı atamıyorum bi kere konuşsam gerisini kesinlikle hallederim diyen bi erkek ne yapmalıdır ? vs vs..
sorularına cevap yazarsan böyle daha çok bi mutlu olabilirm :)

paper doll.. dedi ki...

ahhh kıyamam!!! :)
ne tatlı heyecanlar bunlar:)
yazarım da sen önce bizim frenchle yazdığımız ilk buluşmada ne yapılmamalı'yı oku bence:)
http://thepoorpaperdoll.blogspot.com/2010/08/ilk-bulusma-fiyaskolar-feat-french-oje.html

ayrıca hali hazırda böyle bi durum varsa hemen söyliim. sakın sakın gidip pat diye konuşmaya kalkma. şaka gibi! sakın. öyle heyecanlanırsın tabi. kız da şaşırır haliyle. ne yapacağını bilemez. sen önce tatlı tatlı kur yap, ilgilendiğini belli et, olmadı açık açık yaz. onda da bişeyler varsa zaten kendiliğinden gelişir herşey. ekstra bi çabaya gerek yok.
tabi tanıştığın biri olduğunu varsayıyorum. tanışmadıysan, bi bahane bul tanış, önce arkadaş ol.
hiç çekinecek bişey yok bunda. insan yemiyoruz.

Bir İnce Ses dedi ki...

ben o haltı bi kere yedim :) Pat diye gittim konuştum..Hayatımda ilk ve son oldu zaten o olay :) (Bkz:http://birinceses.blogspot.com/2010/10/sevdigim-bir-kz-vard-onun-da-gtu.html)

Şimdi sen çok güzel söylüyosun tatlı tatlı kur yap falan ama benim o zaman elim ayağıma dolanıyo.. Çok heyecanlanıyorum dilim dönmüyo o sıra error veriyorum :D
İnsan yemediğinizin farkındayım ama ben o sıra hiç bişi düşünemiyorum :D

paper doll.. dedi ki...

ahh ya:))
bak burdan girebilirsin mesela. şimdi direkt böyle utangaç, sevimli, romantik izlenimini verdin bana. çoğu kızın hoşuna gidebilir bu.

bilemiyorum. flörtöz olmak gerek biraz. insanın kadında olur ya da olmaz sanırım o da:P
sen kendine güven, kendine çok güvendiğin izlenimini ver, sanki istesen 6486kız kapında dizilirmiş gibi havaya gir, o gazla kur yap. kanarız biz zaten, sorun olmaz.

Bir İnce Ses dedi ki...

zaten dışarıya o izlenimi vermeye çalışıyorum :) Herkes onu söylüyo... Çalışmlarım devam ediyo :D

Not: Biliyorum başaramıcam :D

paper doll.. dedi ki...

doğru yoldasın.

not: kafanı kırarım. tabi ki başarcaksın.

Sedat Bayrak dedi ki...

4 numaraya gerçekten çok güldüm. Ortasını bul dediğin şey; sabah kalkınca, gece yatarken, gün içerisinde 3-4 kere ve de ekstralar. Bunlar sadece telefon konuşmaları. Görüşmeler ayrı.

Hahaha. :D. 4 yıl gidecek ilişkiyi 2 ayda tüketirsin o hızla.

Hayır bi de anlayışlı kız yani. hahaha. Bu kadarı kâfi canım.. :D

Maddelerin bazıları birbiriyle çok tutarlı değil. İşini çok iyi yapan, tuttuğunu koparan adam, kendine güvenen adam, yetenekli, becerikli kafasından zeka tüten adam günde 5-6 kere telefonla konuşmayı (canım cicim dönemi hariç) anlamsız bulur. ve bulur.

Fazla şevkat de benzer şekilde. Kız arkadaşını her geldiği yerden arabayla alıp, arabayla istediği yere bırakan adamın super boş vakti vardır, işsizdir (ya da öğrencidir). Taksicilik koskoca bir sektör.

Dediğin gibi erkeğe kıskançlık yakışmıyor bence, kıskanıyorsa da yine o kendine güvensizlikle alakalıdır.

Diğer; kadından anlamak, zevkini bilmek, programları karşısındakine bırakmamak, ustalıkla hediye seçmek vs. tabii ki çok önemli özellikler. Ama bir şey diyeyim. Bu özelliklerin %90'ını taşıyan erkek de, bu özelliklerin %90'ını bekleyen kadına pek sarmaz kanımca.

Ayrıca "kendinize güvenerek gelin" genelde aptalca sonuçlar çıkarır. Kendine güven kendiliğinde çıkan bir özellik ki. Taşımayanda iğreti durur. Sonra da başlarsınız twitter'da "ne sanıyorsunuz kendinizi krolar" güruhu diye.

Bi de senin mi bir yazında vardı önceden "karşındakini bir kalıba sokmaya çalışınca sevdiğin kişi gidiyor, değişmeyin" diye. O bütün bu tespitler arasında en gerçekçi olanı aslında.

Bir ilişkiyi en çok yaralayan kişi, karşındakinin, hayatının kaydadeğer bir kısmını kenara bırakıp herşeyi sana göre ayarlamasıdır bence.

paper doll.. dedi ki...

mesaj ya da mail diye bişey de var sedat! hatta twitter var, facebook var. birini özlediğini belirten 4-5 kelime yazmak kimsenin çok vaktini almaz ama karşısındakini çok mutlu eder bence.
bu böyledir, böyle olmalıdır demiyorum, ama olursa çok hoş olur yani.

maddelerin birbiriyle tutarlı olmaması o kadaaaar normal ki! bunlar çok hafif kalır. zira geçenlerde farkettiğime göre istediğim kriterlerde birinin var olması için çoğul kişilik bozukluğuna sahip olması gerek!!:)

hayır hayır şevkatle taksicilik arasındaki ayrımı yapabilmemiz gerek:) onu saymıyorum bile.

tekrar ediyorum, beklemek değil, olursa hoş olur sözleri bunlar.

veeeee hayır, kendine güvenen insan bana her zaman çekici gelmiştir, hiç kıro diye yaftalamam. en kötü ihtimalle "a aaa deliye bak be. nesine güveniyosa bu kadar!" derim, o ayrı:P


eet sanırım şu yazıdan bahsediyosun?
http://thepoorpaperdoll.blogspot.com/2010/03/guclu-kadnlar.html

zaten farkındaysan ben artık birilerini yontarak istediğim hale getirmeyi çoktaaaan bıraktım, iyi kötü benim istediğime en yakın olanını arıyorum. 24-25ine gelmiş bi insanı ben eğitecek değilim. çok zor!

burgundy dedi ki...

en azından gelen yorumlara bakıldığında "bütün kadınlar aynı şeyi bekliyormuş" gibi gözüküyor ama öyle değil. keşke hakkaten bu maddeler sayesinde bütün kadınları anlayabilseydik :)
tamam bu yazdıklarını yaparsak %90'lık bir kitleyi çok mutlu edebiliyoruz ve hatta birlikte çok mutlu olabiliyoruz ama %10'luk tamamen farklı davranan bir kitle var. ah o kitle ah, ne geldiyse başıma onlardan geldi. böyle "normal" gözüken, senin anlattığın şeyleri beklediğini sandığın ama bunları elinden geldiğince yaptığında bile (demek ki yeterince yapamamışsın diye düşüneceğinize eminim, gerekirse beni haklı çıkarabilecek wikileaks'le yarışacak kadar iddialı cable'larım mevcut) memnun olmayan kadınlar var.
18 maddene dönecek olursak.. 12, 15 ve 17 dışında eksiksiz katılırım.
12: biz sizi ne kadar anlamıyorsak, siz de bizi o kadar anlamıyorsunuz. biz basitiz, hakkaten çok basitiz. "Bu A'dır" diyorsak onun "A görünümlü B" olma ihtimali yok. o kadar alengirli şeyleri beceremiyoruz. o yüzden erkek "kanka"larla ilgili çok önemli bir nokta var: eğer kankanız bizimle tanışıp, sorun çıkarmadan bir şekilde vakit geçirme taraftarıysa ve hatta "erkek erkeğe takılmaya" sıcak bakıyorsa o kankanız sizin gerçekten kankanızdır, size karşı bir şeyler hissetmiyordur. ama bizimle vakit geçirmekten kaçınıyorsa.. var bu işte bir iş, biz müdahale etmeden anlayın artık.

15 & 17 "go hand in hand" demek istiyorum. çünkü şefkatli bir adam zaten sevgisini göstermekten çekinmez. sarıp sarmalar, ulu orta bir şekilde sevgisini belli eder. çünkü yanındaki kadını mutlu görmek onu daha da mutlu eder.
ama bizi bu halden uzaklaştıran kadınlar var. "ben tek başıma da çok güçlüyüm, sana muhtaç değilim." kompleksini hat safhada yaşayan kadınlardan birine karşı bile ilgi duyduysak şefkat ve sevgi gösterilerinden "tu kaka" diyerek kaçma eğiliminde olabiliyoruz, biraz zaman tanıyın bize. günlük bir doz komplekssiz yaşam, bizi eski halimize döndürecektir.

yine destan yazmışım, bu kadar uzun yazma hastalığımdan vazgeçmem lazım en kısa zamanda.

paper doll.. dedi ki...

hm farklı davranan kitleyi anlayabilmek için sanırım şu yazıyı da okumalısın.
http://thepoorpaperdoll.blogspot.com/2010/11/ben-aslnda-kimim.html

15te haklısın evet. ama benim hiç erkek arkadaşlarıma yakın davranıp o beraber takılma testini uygulayan bi sevgilim olmadı. en başından potansiyel "lavuk" olarak görüldüler hep.

burgundy dedi ki...

o farklı davranan kitle durumunda olay tam olarak "relativity"e bağlı olan bir şey. einstein'ın en basit anlatımıyla: "when a man sits with a pretty girl for an hour, it seems like a minute. But let him sit on a hot stove for a minute - and it's longer than any hour. That's relativity."
kişiden kişiye, andan ana her şey ve herkesin bizi görüş şekli değişebiliyor dediğin gibi. o konuda sonuna kadar haklısın.
hatta "dördüncü erkeğin yanındaki hareketlerin" benim bahsettiğim hareketlere çok yakın. tek farkı, bazıları kendini çok rahat hissettiği kişilerin yanında bile öyle ihtiyacı yokmuş gibi davranabiliyor. bunu açık açık söylemişti çünkü biri. birebir alıntıdır: "senin yanında ne kadar mutlu, rahat olsam da sanki bir gün senin gibi biri için yeterli olmayacağımı düşünmekten kendimi alamıyorum".
15'le ilgili olarak da: "we don't see things as they are, we see them as we are"

paper doll.. dedi ki...

owwww çok insancıl bişey söylemiş ama :/
ordaki sorun tam olarak sen olmuyosun artık. senin yanında kendini nasıl hissettiğiyle ilgili bi durum o. mutlu-rahat ama senin için yetersiz olma hissine sahip-özgüveni kırık biri.
haliyle kendini koruma içgüdüsüyle öyle davranabilir. çok normal.

burgundy dedi ki...

fazlasıyla insancıl canım, ben de o yüzden ne diyeceğimi bilemeden kitlenmiştim. o zamanlar çok değer verdiğim için "hiç öyle hissetme" gibi bir şeyler demek istedim ama avutmaya çalışırmışım gibi olacaktı.
o yüzden onun yerine ileriki zamanlarda özgüvenini kazanması için en ufak hoşuma giden bir şeyini bile direk söyledim. yaptığı tasarımları beğendiğimde direk söyledim falan ama pek işe yaramadı.
demek istediğim böyle bir tecrübeden sonra gerçeğe geri dönmemiz biraz zaman alabiliyor. mesela ben bir süre "benim mutlu olduğum gibi o da mutlu olsun diye o kadar emek verdim, sonunda olana bak. niye uğraşayım ki bir daha bu şekilde? modu girmiştim.

Nunuş dedi ki...

canım peypırım ne de güzel yazmışın..

bu kadar kolay ve basit şeyleri yapmaktan neden çekiniyorlar anlamam..ki şöyle de birşey var bunları yapacak adam sonsuza kadar mutlu..dırdırmış kıskançlıkmış şuymuş buymuş hiç birini yapmayız.. mutlu mesut yaşar gideriz ohh :))

Adsız dedi ki...

şarkının linkini farklı bir siteden atabilir misin?

paper doll.. dedi ki...

burada bi şarkı linki mi var?:)

GalibaFCS dedi ki...

haha yazın güzelmiş, sağlam analiz yapmışsın. eğer her normal bi türk kızı bunları istiyor ise vey o zaman halimize. ve ayrıcana 2.ders ne zaman

paper doll.. dedi ki...

teşekkürler:)
çoğunluk istiyo gördüğün gibi:)

bilemedim.. içimden gelmedi 2.sini yazmak.

Related Posts with Thumbnails