2 Mart 2011 Çarşamba

blogger olmak zor zanaat..

Image and video hosting by TinyPic
aklımdaki her şeyi yazıp, ortalığa dökmek ve rahatlamak yerine içime atabilirim..
susarım, tek kelime etmem mesela.. 
burnumdan solurum sık sık, dişlerimi sıkarım, alnımı kırıştırırım.
oturup kara kara düşünürüm, bütün gün mahkeme duvarı suratımla gezerim.
çözemediğim, dillendiremediğim sorunlarımı başka türlü dışa vururum ben de.
insanlara bok gibi davranırım mesela.. her şeyin acısını başkasından çıkarırım.
ya da ona da cesaret edemem, kendime yüklenirim sık sık.. 
her şey gözümde büyür, büyür, altından kalkamam.
muhtemelen ya hasta olurum, ya psikopat..
ama bu sizin umrunuzda değil.

ya da yazmak yerine, çenemi hiç tutamam, konuşurum mesela..
kime güveneceğimi hala keşfedemediğim şu yaşımda, her tanıştığım insana çaresizce kendimi anlatmaya çalışırım.
saatlerce konuşurum, o beni dinler gözükür, ben anlatırım.
laflarımı neresinden anlar, nasıl yorumlar, beni ne kadar kınar bilemem..
muhtemelen bu şansla dert anlatılacak en son insanı seçmiş olurum, yine sırtımdan vurulurum, kendi anlattıklarımı başkalarından duyarım, alay konusu olurum..
kendi hayatına bakmadan, o pis egosuyla beni yargılar mesela.. 
kendi ellerinin pisliğine bakmadan, beni işaret eder, güler..
ama bu da benim umrumda değil..

ben yazmayı seçiyorum.
içime atmıyorum, her şey yolundaymış gibi rol yapmıyorum, kuyruğumun acısını başka insanlardan çıkarmıyorum.
sizin sosyallik olarak tanımladığınız şeyleri reddediyorum. birkaç yakınım hariç hayatımda olup bitenleri her önüme gelene, bana her gülen yüz gösterene anlatmıyorum.
insanlara derdimi anlatmak, konuştuklarımı anlamasını beklemek, bana onay vermesini, haklı görmesini sağlamaya çalışmak istemiyorum.
ben sadece yazıyorum..
tanıdığım/tanımadığım insanlar okuyo, kendini yakın hisseden olumlu/olumsuz yorum yapıyo o kadar.
derdim ne çok okunmak, ne buralardan birilerine laf sokmak, ne yazar olma heveslerine kapılmak..
tek derdim yazmak, beynimdekileri dökmek, rahatlamak ve bundan yıllar sonra geri dönüp bakabildiğim bi kayıt tutmak.
geri kalanı çok afedersiniz ama bi tarafımda bile değil.
olsa ben de bilirdim kendime taraftar toplamayı, izleyicim artsın diye kasmayı.. fenomen triplerine girmeyi, fan page'ler açmayı..
en olmadı tüm çevreme blogumun reklamını yapmayı..
güvendiğim 5-10 kişi hariç bi blogum olduğunu kimselere söylememem bu yüzden. bi kısmı da çoktan keşfetti ama bana söylemeden gizli gizli okuyo biliyorum. aslında çoğu zaman nefeslerini ensemde hissediyorum ama bunu da umursamıyorum.
ben sadece yazıyorum.
çünkü siz, ben konuşunca lafı mütemadiyen kıçınızdan anlıyosunuz. açık açık yazdığım ve okuduğunuz şeyleri bile algılamaktan acizsiniz çoğu zaman.
yine de yazıyorum ve bunu bi kusur, kabahat olarak görmüyorum. blog yazdığımı bas bas ortalıkta duyurmamak beni sizden daha az cesur yapmıyo biliyorum. aksine sizden çok daha cesurum.
tamamen bana ait, her kelimesini inanarak yazdığım bi günlüğüm var ve tanımadığım insanların onu okumasından rahatsızlık duymuyorum.
ben yaşadıklarıma da, hissettiklerime de güveniyorum.
siz de bi kendinize bakın, sorgulayın derim..

blogspot'a gelen sansürden bikaç hafta önce kapatmıştım ben blogumu.. şu anda silmiş olduğum bi yazıda anlatılan olaylar yüzünden biraz.. artık hayatımda olmasına tahammül bile edemediğim insanların iznim olmadan blogumu okuyup, bunu kullanmaları yüzünden.. pis burunlarını ota boka sokmaları ve özel hayatıma alenen tecavüz etmeleri yüzünden.. bi an için gözlerinin üzerimde olması o kadar midemi bulandırdı ki, hiç düşünmeden kapattım blogumu. yine de üç yıldır hayatımdaki her önemli/önemsiz ayrıntıyı yazdığım yer herşeyden önemli benim için. yenisini açarım/linkini değiştiririm/kapatırım deme lüksüm yok. burda geçen her kelimenin arkasındayım. ve kimin okuduğu, kimin ne düşündüğü umrumda bile değil. ben kaldığım yerden yazmaya devam ediyorum.. sıkıldığımda, üzüldüğümde, kızdığımda, mutlu olduğumda, aşık olduğumda, sevinçten havalara uçtuğumda, yeni bi hayat kurduğumda, evlendiğimde, çoluk çocuğa karıştığımda, yaşlandığımda ve hatta ölmeye yakınken bile yazıyor olucam.. 
belki vakit bulursam blogumu domaine taşırım.. ya da bundan sonra adım soyadımla yazarım.. bas bas blogumun olduğunu söylemem yine ama bulanların okumasına da kızmam.. bilemiyorum, düşünmem gereken önceliklerim bunlar değil şu an.. 
tek bildiğim ben ve blogum geri döndük.

- i - am - back - bitches -


21 yorum:

Lazanya dedi ki...

o ucuz insanlar her zaman etrafımız da olacaklar, gerçeklerden korkar onlar...

hoşgeldin ve iyi ki geldin.
uzak olsakta yakınız bizler sana.

paper doll.. dedi ki...

hoşbuldum!:)

weba dedi ki...

Paper geri gelmiş !
Hoşgelmiş !
(:

Bir İnce Ses dedi ki...

Hoşgeldin paper :)

MeL jones' dedi ki...

Hoşgeldin paper..
Dönmene sevindim, herzaman yaz, yazmak en güzel terapi bir yerde, bazen insan yazmassa ölecek gibi oluyor sen yaz o yüzden.
Bizde okuruz.

paper doll.. dedi ki...

heheey ne şekersiniz:)))
hoşbuldum.. özlemişim ben de yazmayı:)

ayrıca şu an garip bi suçlu psikolojisi içersindeyim dns değiştirip kaçak yollarla blogger'a girdiğim ve yazı yazdığım için:P
o yüzden sizi gördüğüme sevindim, gurbette türk birine rastlamak gibi adeta:P

Fareli Köyün Kavalcıları dedi ki...

Hoşgeldin Paper. Bir daha bırakma buraları. Yazmadan duramaz insan zaten. :)

Loana dedi ki...

hoş gelmişsin paper, çok da doğru şeyler söylemişsin :)

paper doll.. dedi ki...

teşekkürleeer teşekkürler:)
hoşbuldum!:)

mefisto dedi ki...

hoş döndün :)

paper doll.. dedi ki...

bilemem hoş mu döndüm orası tartışılır :)

who cares dedi ki...

hem de devrimci posteriyle dönmüş =p commandanteeeeğğ omonidicartaaaağğ.

gel inat etme ekle bi ak-47 şu resme, asalım meksika sokaklarına, küba sokaklarına filan =p

/* bu yorum blogun ve blogcunun dostu deviantart'ın katkılarıyla hazırlanmıştır. (c) 2011 */

Judy Abbott dedi ki...

çok sevindim :)

paper doll.. dedi ki...

@who cares
eet ekleyebilirim.. devrim niteliğinde bir dönüş yaşadım sayılır hem:P

@judy
ben de sevindim, özlemişim yazmayı:)

Valerie Piaf dedi ki...

hoş geldin sen !


ayrıca samimiyetine kurban. çok pis cinnet geçiresim geliyor bazen, seninkileri de aradan çıkarabilitem var, isim ver bana :)

paper doll.. dedi ki...

heheeey ne kadar içten bi yorum olmuş bu :))

+hoşbuldum..

cips yiyemeyen kız dedi ki...

Tekrar hoşgeldin canım.

Duygularımı tercüman olmuşsun şekerim (: Sırf maddi kazançları için bloggerin kapanmasını sağlayan insanlardan bizim bloglarımızla olan duygusal bağlarımızı anlamasını beklemedim hiçbir zaman ama saygı duyup şu rezalete bir son versinler istiyorum. Tıpkı bende senin gibi kimseye derdimi anlatamazken, blogta hiç tanımadığım insanların okumasına izin veriyorum ve ölene kadar yazmak istediğim hayatımın bir envanteri olarak görüyorum.

paper doll.. dedi ki...

evet en kısa zamanda sor vermelerini diliyorum ben de..

"Tıpkı bende senin gibi kimseye derdimi anlatamazken, blogta hiç tanımadığım insanların okumasına izin veriyorum ve ölene kadar yazmak istediğim hayatımın bir envanteri olarak görüyorum"
şu dediğini ve benim de yukarıda yazığım şeyleri herkesin anlamasını beklemiyorum. blog yazmayan birilerinin garipsemesi normal, ama yargılamalarından da hoşlanmıyorum.. dediğim gibi, blogger olmak zor zanaat.

T.B dedi ki...

Canım su gibi okudum yazdıklarını, ve seni çok iyi anladığıma inanıyorum. Zaten insanın yazma sebebi sadece istemek olunca seninki gibi samimi satırlar çıkıyo işte..
Gel ilk fırsatta bir buluşma yapalım, iki lafın belini kıralım, bu sefer milkshake ler benden üstelik :))
Tekrar hoşgeldin, ve iyiki geldin :)

paper doll.. dedi ki...

tuğbeeeeeeeeeek.
teşekkür ederim.
veee evet ilk fırsatta buluşalım, mesela bu cumartesi? ama bu havada buz gibi milkshake içmek parlak bi fikir olmayabilir benim için (:

Modafobik dedi ki...

Hep destek tam destek!
(:

Related Posts with Thumbnails